Ana içeriğe geç
Sözlük
/
judging

judging

/ˈd͡ʒʌd͡ʒɪŋ/2 hece
B2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir

Tanım

the cognitive process of reaching a decision or drawing conclusions

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Ben seni yargılamıyorum.
I'm not judging you.
Seni kimse yargılayamaz.
No one's judging you.
Aksanına bakarsak, o Kansai'li.
Judging from his accent, he is from Kansai.
Yargılamadığın için teşekkürler.
Thank you for not judging.
Aksanına bakılırsa, o Kyushu'ludur.
Judging from his accent, he must be from Kyushu.
Onun görünüşüne bakılırsa, o hasta.
Judging from his appearance, he is sick.
Aksanına bakılırsa, o Osaka'lı olmalı.
Judging from his accent, he must be from Osaka.
Tom'un mesafeleri yargılama sorunu var.
Tom has trouble judging distances.
Herkesin dediğine bakılırsa, o doğrudur.
Judging from what everyone says, it's the truth.
Gökyüzüne bakılırsa yakında yağmur yağacak.
Judging from the sky, it will rain soon.
Canavarların arkasından konuşmasını sevmez.
He doesn't like monsters judging other monsters based on their appearances.
Gökyüzüne bakarsak, bugün hava güzel olacak.
Judging by the sky, we'll have beautiful weather.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod