iron collar

EN → TR

Tanım

•an instrument of execution for execution by strangulation

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

İnkarcıların boyunlarına prangalar vurmuşuzdur.
But We shall put iron collars round the necks of infidels.
İnkar edenlerin boyunlarına demir halkalar vururuz.
But We shall put iron collars round the necks of infidels.
Boyunlarında prangalar ve zincirlerle sürüklenecekler.
When, with (iron) collars and chains around their necks, they will be dragged
Biz ise inkârcıların boyunlarına bukağıları vurmuşuzdur.
But We shall put iron collars round the necks of infidels.
Biz de o nankörlerin boyunlarına demir halkalar geçirdik.
But We shall put iron collars round the necks of infidels.
O zaman, boyunlarında bukağılar, zincirler, sürüklenecekler,
When, with (iron) collars and chains around their necks, they will be dragged
Biz de o kâfirlerin boyunlarına demir halkalar geçirmişizdir.
But We shall put iron collars round the necks of infidels.
Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenceklerdir:
When, with (iron) collars and chains around their necks, they will be dragged
Boyunlarına demirden laleler ve zincirler takılıp sürüklendikleri zaman.
When, with (iron) collars and chains around their necks, they will be dragged
O zaman boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.
When, with (iron) collars and chains around their necks, they will be dragged
O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır.
We have put on their necks iron collars reaching to chins, so that their heads are forced up.
O zaman boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde, sürüklenecekler,
When, with (iron) collars and chains around their necks, they will be dragged