internal affairs

EN → TR

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Ukrayna İçişleri Bakanlığı
Ministry of Internal Affairs of Ukraine
Bakanlık iç işlerini yönetir.
The ministry administers the internal affairs.
O ülke, ulusumuzun iç işlerine karıştı.
That country intervened in the internal affairs of our nation.
Burada Tenpenny ve Pulaski'yle karşılaştı.
He eventually reports Tenpenny and Pulaski to Internal Affairs.
Vladimir Kolokoltsev, Rusya İçişleri Bakanı .
Vladimir Kolokoltsev, Russian Minister of Internal Affairs.
Bu devletler kendi egemenliklerine sahiptirler.
States will still maintain their sovereignty over their internal affairs.
İçişleri bakanımız konuyu yakından takip ediyor.
The Minister of Internal Affairs oversees it.
Belarus ise ABD'yi içişlerine karışmakla suçladı.
Belarus, in turn, has accused the United States of interfering in its internal affairs.
[Sırp Cumhuriyet, Bosna-Hersek İçişleri Bakanlığı]
[Internal Affairs Ministry of Republika Srpska, Bosnia and Herzegovina]
Onlar başka bir ülkenin iç işlerine karışmamalılar.
They should not intervene in the internal affairs of another country.
Onlar başka bir devletin iç işlerine karışmamalıdır.
They shouldn't intervene in the internal affairs of another state.
Ortağımız olan ülkelerin iç işlerine karışıyorsunuz.
You are meddling in the internal affairs of our partner countries.