interlacing

EN → TR

Tanım

•linked or locked closely together as by dovetailing

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Ve içiçe girmiş bağlar-bahçeler.
And orchards full of trees and interlacing boughs.
Ve çeşit çeşit bahçeler çıkaralım.
And orchards full of trees and interlacing boughs.
Ve birbirine sarmaş-dolaş bahçeleri de.
And orchards full of trees and interlacing boughs.
İnternet' te yayınlarken karıştırma kullan.
Use interlacing when publishing on the Internet.
Ve ağaçları(birbirine) sarmaş dolaş bahçeler.
And orchards full of trees and interlacing boughs.
Ve (ağaçları) birbirine sarmaş dolaş bahçeler.
And orchards full of trees and interlacing boughs.
Ve sarmaş dolaş bağlar bahçeler (çıkaralım diye).
And orchards full of trees and interlacing boughs.
Ve birbirine sarmaşdolaş bahçeleri, bağları meydana getirdik.
And orchards full of trees and interlacing boughs.
Soyut formların iç içe geçtiğini görüyoruz. Bazı hayvan figürleri de var.
We have typical interlacing of abstract forms; also the introduction of animals.