Ana içeriğe geç
Sözlük
/
inherited

inherited

/ɪnˈhɛɹɪtɪd/4 hece
B2 seviye
EN → TR

Tanım

•occurring among members of a family usually by heredity

Diğer Dillerde

Felemenkçeerfelijk, geërfd
Finceperinnöllinen, perintö-, peritty
Norveççearvelig
Galiçyacaherdado
Esperantoheredita

Kelime Ailesi

inherited audience
inheritedness
noninherited
uninherited

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
transmitted
familial

Örnek Cümleler

O, evi miras aldı.
He inherited the house.
Babasından işi miras aldı.
He inherited the business from his father.
O, kaleyi miras olarak aldı.
He inherited the castle.
Süleyman Davud'a varis oldu.
And Sulaiman inherited from Daud.
Tom bir sürü parayı miras aldı.
Tom inherited a lot of money.
Tom servetini miras olarak aldı.
Tom inherited his wealth.
Tom büyük bir servet miras aldı.
Tom inherited a large fortune.
O zaman gayrimenkullerin vardır.
Oh... Then he inherited land.
Leyla'nın bir miktar parası var.
Lydia inherited a sum of money.
Onu anne ve babamdan miras aldım.
I inherited it from my parents.
Tom amcasının mülkünü miras aldı.
Tom inherited his uncle's property.
Ses becerilerini annesinden aldı.
She inherited her vocal skills from her mother.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod