ingenu

EN → TR

Etimoloji

Borrowed from French ingénu (“guileless”), especially as used by Voltaire in L'Ingénu, from Latin ingenuus (“ingenuous”). Doublet of ingenuous.

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar
homme fatale
homme fatal

Örnek Cümleler

Mary saf bir öğrencidir.
Mary is an ingenuous student.
Onların marifetine hayranım.
I admire their ingenuity.
Yaratıcılığımızın bir sınavıdır.
It's a challenge to our ingenuity.
Mary temiz kalpli bir öğrencidir.
Mary is an ingenuous student.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.
And the ingenuity, if you could call it that, goes even further.
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.
But he deflected everything away from his ingenuity into working with his landscape.
Ayrıca yeterli düzeyde siyasi irade ve ustalığa da ihtiyaç var.
Sufficient political will and ingenuity are also required.
Aslında bu tam anlamıyla cesaret ve becerinin enerjik bir ürünü.
Well this is what it's all about, this kind of dynamic display of audacity and ingenuity.
Çok fazla ustalık bu problemin etrafında dolaşmak için gereklidir.
Much ingenuity was needed to get around this problem.
17 yaşında sahneye geri döndü ve Daisy Mayme'de usta olarak göründü.
At 17, she returned to the stage and appeared as the ingenue in Daisy Mayme.
Bu nedenle atalarımızın en büyük becerisi bu muhteşem teknolojiyi keşfetmek oldu.
So this ingenuity of our ancestors, to invent this most marvelous technology.