Tabi bu geçmişte kaldı.
It's in past tense.
Bakü ilinin Şehitliğ'inde defnedilmiştir.
Police arrested him in Pastor's van.
O gün cennet halkı, bir iş içinde eğlenirler.
Surely the inmates of Paradise will be engaged in pastimes.
Oradaki arsa sürekli yeşillikler içinde olacak.
That land there will remain pasture in perpetuity.
Kasimir önce genellikle pastel bir eskiz çizerdi.
Kasimir would first create a sketch—usually in pastel.
Cennet halkı o gün zevk ve eğlence ile meşguldürler.
Surely the inmates of Paradise will be engaged in pastimes.
Doğrusu bugün, cennetlikler eğlenceyle meşguldürler.
Surely the inmates of Paradise will be engaged in pastimes.
Ayrıca okul, tekvandoda da altın madalya kazanmıştır.
The college has also produced gold medalists in past.
Amma bugün cennetlikler, zevk ve eğlence içindedirler...
Surely the inmates of Paradise will be engaged in pastimes.
Geçmiş Turlarda, biniciler Tur bitmeden on turu tamamlardı.
In past Tours, the riders would complete ten laps before the Tour was over.
O gün cennetlikler, gerçekten nimetler içinde safa sürerler.
Surely the inmates of Paradise will be engaged in pastimes.
O gün cennet halkı bir uğraş içinde eğlenip ferahlamaktadır.
Surely the inmates of Paradise will be engaged in pastimes.