Tanım
•Of, relating to, or designating a disease or condition having no known cause.
Örnek Cümleler
Yaşa bağlı olarak yumurtalık rezervinin doğal olarak azalması.
Natural decline of ovarian reserve due to age.[8] Idiopathic.
Kedilerde reaktif, birincil (idyopatik) veya ikincil nöbetler olabilir.
Cats can have reactive, primary (idiopathic) or secondary seizures.
Caratacus kalan günlerini Roma devletinin kendisine temin ettiği arsada geçirdi.
These are idiopathic disorders that the Rome process has helped to define.
Bu durum aynı zamanda idiyopatik membranöz nefropati olarak da adlandırılabilir.
This can also be referred to as idiopathic membranous nephropathy. [citation needed]
FBN1 ve FBN2'deki mutasyonlar da bazen ergen çağda görülen idiyopatik skolyoz ile ilişkilidir.[1]
Mutations in FBN1 and FBN2 are also sometimes associated with adolescent idiopathic scoliosis.[4]
İlgili / Bileşik Terimler
Genelidyopatik trombositopenik purpura