helping hand
EN → TR
Tanım
•physical assistance
Diğer Dillerde
Fransızcacoup de main, coup de pouce
İsveççehandtag, hjälpande hand
Lehçepomocna dłoń
Finceauttava käsi, kolmas käsi
Macarcasegítő kéz
Katalancacop de mà
Galcehelp llaw
İrlandacalámh chuidithe, lámh chúnta
İzlandacahjálparhönd, leggja hönd á plóg, rétta hjálparhönd
Tamilceஉதவிக் கரம், உதவிக் கை
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
O, yoksullara yardım eli uzattı.
He held out a helping hand to the poor.
O onlara bir yardım eli uzatacağını söyledi.
He said he would give a helping hand to them.
"Found: The teen who became Beatles' first fan".
"The Beatles' Helping 'Hand'".
Türk yardım dernekleri Libyalılara yardım eli uzattı
Turkish relief workers extend helping hand to Libyans
Doğanın onlara burada yardım elini uzattığını düşünüyorum.
I think nature gave them a helping hand here.
Türkiye böylece Yunanistan'a yardım eli uzatan ilk ülke oldu.
The people of Turkey thus became the first to lend a helping hand to Greece.
Dünyada komşularımızın yardıma ihtiyacı varsa yardım eli uzatalım.
If our neighbors around the world are in need, let's lend a helping hand.
Tom her şey yanlış gidiyor gibi göründüğünde bir yardım eli uzatır.
Tom lends a helping hand when everything seems to be going completely wrong.
Genç kız, keçilere göz kulak olmak ve hayvanlara ot getirmekte yardımcı.
The young one is a helping hand in looking after the goats and bringing grass for the animals.
Gerçekçi AB üyelik perspektifi Romanya'nın ihtiyaçlarına cevap vermede yardımcı olabilir.
The tangible perspective of EU integration may be the helping hand Romania needs.