gratifying
/ˈɡrætɪfaɪ.ɪŋ/4 hece
C2 seviye
EN → TR
Tanım
•affording satisfaction or pleasure
Diğer Dillerde
Felemenkçebevredigend, verheugend
Portekizcegratificante
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
O, çok tatminkar.
That's very gratifying.
Bu çok tatminkâr.
It's very gratifying.
Ve sonuç sevindirici derecede daimi.
And the result is sort of gratifyingly perpetual.
Burada bu şekilde karşılanıyor olmak çok sevindirici.
It's very gratifying to have this kind of reception here.
Son eylül, ekimden beri satıyoruz, ve son derece memnun edici.
We've been selling it since about last September, October, and it's been immensely gratifying.
Bana çok güzel bir aile ortamı yaşattığı için Kemal'e minnettarım.
Lafferty has said it has been gratifying to play a good family man.