grading

/ˈɡɹeɪdɪŋ/2 hece
C2 seviye
EN → TR

Tanım

•evaluation of performance by assigning a grade or score

Kelime Ailesi

color grading
multigrading

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Sınıflandırma Servisleri
Grading Service
Kağıtları derecelendiriyorum.
I'm grading papers.
Tom kâğıtları derecelendiriyor.
Tom is grading papers.
Düzeltme yaptıysan, geri ver bana.
If you are done grading, give it to me. It's okay.
Notlaması o kadar da kıt değildi."
His grading was not hard."
Çünkü sizi notlayan aslında ben olmayacağım.
Because I won't actually be grading your papers.
Şimdi, puanlama sizin puanınızın bir parçası.
Now, the grading is part of your grade.
Tom kağıtları derecelendirirken masasında oturdu.
Tom sat at his desk grading papers.
Bu hafta ilk defa akran değerlendirmesi yapacağız.
This week we're going to be doing peer grading for the first time.
SAK için çeşitli derecelendirme ölçekleri mevcuttur.
There are several grading scales available for SAH.
İnsanmerkezcilik özellikle sorunlu bir hale gelmiştir.
Grading became a particular problem.
Birinin toplumsal değerini başarıyla sınıflandırıyoruz.
We are effectively grading someone's worth to our community.