Tanım
•a cheerful and agreeable mood
Örnek Cümleler
O, iyi bir ruh hali içinde.
He is in good temper.
Karabağ atı, iyi mizacı, hızı, zarafeti ve zekasıyla bir üne sahiptir.
The Karabakh horse has a reputation for its good temper, speed, elegance and intelligence.
Serbest akışlı hareketleri ve iyi bir mizaçları vardı. [ alıntı gerekli ]
They had free-flowing movements and a good temperament.[citation needed]