full blown
EN → TR
"full blown" kelimesinin Türkçesi: gelişmiş. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelgelişmiş
Görsel




Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Grace artık büyüdü, serpilip gelişti. Bilirsin.
Gracie grew up to become a full-blown hottie, you know?
Orada binanın içinde görev alan gelişmiş bir orkestra var.
There is a full-blown orchestra living inside the building.
Hayatının bu döneminde AIDS'den acı çekiyordu ve zatüree idi.
At this point in her life, she's suffering with full-blown AlDS and had pneumonia.
Şimdi artık daha fazla kişinin içinde yer aldığı olgunlaşmış bir proje oldu.
And now it's a real, full-blown project with more people on it.
Bir keresinde kendisi şöyle demişti: "Şöhret olmasaydı, tam anlamıyla alkolik olurdum."
He himself once said: "If it wasn't for the fame, I'd be a full-blown alcoholic."