fresh fish
EN → TR
Tanım
•soldiers who are regarded as expendable in the face of artillery fire
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Taze balık yemek istiyorum.
I want to eat fresh fish.
Pazardan taze balık satın alabildim.
I was able to buy fresh fish in the market.
Güney Amerika'nın Amazonas bölgesi balık ve tropik meyveler yönünden fazlasıyla zengindir.
The Amazon basin of South America provides a plethora of fresh fish and tropical fruits.