focussed
2 hece
EN → TR
Tanım
•(of light rays) converging on a point
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom şu an çok da odaklanmış görünmüyor.
Tom doesn't seem very focussed at the moment.
İlk denemelerinde, mikrofotoğrafları bir silindire kaydetmeye odaklandı.
Initial attempts were focussed on recording micro-photographs on a cylinder.
Fritsch özellikle Avusturya florası odaklı kapsamlı çalışmalar yapmıştır.
Fritsch's extensive research focussed especially on the flora of Austria.