Eğitim gördüğü alan hukuk.
His field of study is law.
Ana çalışma alanınız nedir?
What's your major field of study?
Tom'un çalışma alanı hukuktur.
Tom's field of study is law.
Benim çalışma alanım dilbilimdir.
My field of study is linguistics.
Felsefe ilginç bir çalışma alanıdır.
Philosophy is an interesting field of study.
Diferansiyel geometri onun ana çalışma alanıydı.
Differential geometry was his main field of study.
Babası Sarsen Amanzholov'a benzer alanlarda araştırmalar yapmıştır.
He followed his father Sarsen Amanzholov's steps continuing in this field of study.
Çalışma alanı, yeni nesil bilgisayar ağları ve Nesnelerin İnterneti'dir.
His field of study is next generation computer networks and Internet of Things.
Çalışma alanı olarak, insanlara ve onların ilişkilerine odaklanmaktadır.
The field of study itself focuses on human beings and their respective relationships.
Tarihsel dilbilim, 18. yüzyılın sonunda bağımsız bir çalışma alanı olarak ortaya çıktı.
Historical linguistics emerged as an independent field of study at the end of the 18th century.
Çalışma alanı olarak grup dinamiğinin kökleri hem psikoloji hem de sosyolojide bulunur.
As a field of study, group dynamics has roots in both psychology and sociology.
Sistematik bir çalışma alanı olarak Antik Roma topografyası İtalyan Rönesansı ile başladı.
Ancient Roman topography as a systematic field of study began with the Italian Renaissance.