Bana bir defibrilatör getirin.
Get me a defibrillator.
Onlar şok cihazı ile Tom'u öldürdüler.
They zapped Tom with the defibrillator.
Bu hastane birçok defibrilatöre sahiptir.
This hospital owns many defibrillators.
Kimin atrial fibrilasyon geçireceğini de.
We can also know who's likely to get atrial fibrillation.
Tom bir şok cihazı kullanarak canlandırıldı.
Tom was revived using a defibrillator.
Doktor bir şok cihazı ile Tom'u canlandırdı.
The doctors revived Tom with a defibrillator.
Kas lifleri çok sayıda tübüler miyofibril içermektedir.
Muscle fibers contain numerous tubular myofibrils.
Ritim şeridinde görüldüğü gibi ince tip ventriküler fibrilasyon [1]
Fine ventricular fibrillation as seen on a rhythm strip[1]
Burada defibrilatörü, ve burada da diğer ekipmanları görebilirsiniz.
You see the defibrillator. You see the equipment.
Fibromiyalji tedavisinde hekim hasta işbirliği son derece önemlidir.
It is especially effective in the treatment of atrial fibrillation.
Biz günümüzde kalp için kullanılan kalp pili teknolojisini kullanıyoruz.
We use current pacemaker defibrillator technology that's used for the heart.