Ana içeriğe geç
Sözlük
/
faculty member

faculty member

Tanım

an educator who works at a college or university

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

ODTÜ Kimya bölümü öğretim üyesidir.
Dr. Kim remains a faculty member.
Bir fakülte üyesinin personeli çağırıp,
I'll never forget a faculty member calling the staff and saying,
Bartın Üniversitesi eski öğretim üyesi.
Bartın Üniversitesi former faculty member.
Digital Repository at Iowa State University.
"Meg Johnson, English faculty member, wins award!".
Halen İTÜ'de öğretim üyeliği yapmaktadır.[1][2]
He is currently a faculty member at ITU.[1][2]
2004 yılında 275 fakülte ve 1.400 öğrenciye sahipti.
In 2004, the conservatory had around 275 faculty members and 1,400 students.
1986'dan beri Arizona Üniversitesi'nde öğretim üyesidir.
He has been a faculty member at the University of Arizona since 1986.
Birçok öğretim üyesi Nobel Ödülü ile ödüllendirilmiştir.
Three faculty members have been honored with the Nobel Prize.
O zamanlarda Kolombiya’daki tek Yahudi fakülte üyesi oldu.
Rabi became the only Jewish faculty member at Columbia at the time.
Diğer grup üyelerini çağırma gibi birçok yetenekleri mevcuttur.
She has not been around as long as many other well-known faculty members.
Yarışma, katılan okullardaki öğretim üyeleri tarafından denetlenir.
The competition is supervised by faculty members at the participating schools.
1987 yılında Bilkent Üniversitesi'ne öğretim üyesi olarak katıldı. [1]
He joined Bilkent University as a faculty member in 1987.[1]
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod