Ana içeriğe geç
Sözlük
/
face up to

face up to

Tanım

To confront a condition or situation, typically one that is unpleasant or uncomfortable.

Diğer Dillerde

Portekizceencarar
Fincemyöntää
Galiçyacaafrontar, arrostrar

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Bu sorunla yüzleşmeliyiz.
We should face up to this issue.
Gerçekle yüzleşmen gerekir.
You should face up to the reality.
Hakikati metanetle karşılaman iktiza eder.
You should face up to the reality.
Yaşlandığın gerçeğiyle ne zaman yüzleşeceksin?
When are you going to face up to the fact that you are getting old?
Ben olsaydım... ...üzgün olduğum için senin yüzüne bakamazdım.
If I were her, I wouldn't be able to face up to you, I'd feel too guilty.
Kendinizi toparlamalısınız ve yaşama cesaretle katlanmalısınız.
You must pull yourself together and face up to life.
Volkswagen 18 milyar dolara kadar para cezasına çarptırılabilir.
Volkswagen could face up to $18 billions in fines.
Enshi Tujia ve Miao Özerk İli, iki ilçe düzeyi şehir ile altı ilçeye ayrılmaktadır.
Hester England and Asha Currey both face up to 12 years in prison.
Şüpheliler suçlu bulundukları takdirde, her biri 40 yıla kadar hapis cezası alabilir.
If convicted, they each face up to 40 years in prison.
Suçlu bulundukları takdirde sanıklar, 40 yıla varan hapis cezalarına çarptırılabilirler.
If convicted, the defendants could face up to 40 years in prison.
Suçlanıp suçlu bulunduğu takdirde, Zrvenkovski dört yıla varan hapis cezasına çarptırılabilir.
If indicted and convicted, Crvenkovski could face up to four years in prison.
Suçlu bulunduğu takdirde, çete üyelerinin her biri 40'ar yıla varan hapis cezasına çarptırılabilir.
If convicted, his group's members each face up to 40 years in prison.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod