expressed

/ɛkˈspɹɛst/2 hece
C1 seviye
EN → TR

Tanım

•precisely and clearly expressed or readily observable; leaving nothing to implication

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
explicit
verbalised

Örnek Cümleler

Teşekkür ettim.
I expressed my thanks.
Sami onu ifade etti.
Sami expressed that.
Teşekkürlerimi sundum.
I expressed my thanks.
Hepimize teşekkür etti.
He expressed his thanks to us all.
Şöyle de diyebilirsiniz.
So we did the first part: we expressed f prime of x as a piecewise-defined function.
Sen görüşünü ifade ettin.
You have expressed your argument.
Kusuru olmadığını söyler.
He expressed no regret.
Adaylığa ilgi gösterenler
Expressed interest in bidding
Fadıl üzüntüsünü ifade etti.
Fadil expressed sorrow.
O, kendini açıkça ifade etti.
He expressed himself clearly.
Tom kendini açıkça ifade etti.
Tom expressed himself clearly.
Tom bir şüphecilik ifade etti.
Tom expressed some skepticism.