Enlightened Ses Sunucusu
Enlightened Sound Daemon
Yüzü mutluluktan aydınlandı.
Her face was enlightened by happiness.
Mutluluktan yüzü parlıyordu.
His face was enlightened by happiness.
University of Chicago Press.
The Sciences in Enlightened Europe.
O, çok aydınlanmış bir tutum.
That's a very enlightened attitude.
Yüzümüz ak, kalbimiz pak olsun.
May our faces be enlightened and our hearts be pure.
Öz'ün aydınlanmaya ihtiyacı var mıdır?
Does the Self need to be enlightened?
Çok ateşliler açıklamalarında bulunmmuştur.
As Touching Those Who Were Once Enlightened.
Aydınlığa eriştiğinde, bundan büyük kuvvet alacaksın.
When you become enlightened you'll receive great power from it
Diğer ülkelerle birlikte çalışmak, kendi çıkarımızadır.
It is enlightened self-interest for us to work with other countries.
Bu dergi genç şairlerle ve yazarlarla tanışmasını sağladı.
This college had enlightened with a number of poets and writers.
Bu devrin adı (年号, nengō) "Aydınlanmış Yönetimin Dönemi"dir.
This era name means "Enlightened Rule".