electronegative

EN → TR
"electronegative" kelimesinin Türkçesi: pozitif kutba çekilen, bileşimlerde hidrojenin yerini alabilen .. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelpozitif kutba çekilen
Genelbileşimlerde hidrojenin yerini alabilen .

Tanım

•having a negative charge

Diğer Dillerde

Rusçaэлектроотрица́тельный
Lehçeelektroujemny
Macarcaelektromosan negatív, elektronegatív, negatív elektromos/villamos töltésű
Slovakçaelektronegatívny
İrlandacaleictridhiúltach
Tagalogcadagibaling

Etimoloji

Etymology tree French électro-bor. Ancient Greek ἤλεκτρον (ḗlektron)bor. Latin ēlectrum Latin electro-bor. English electro- English negative English electronegative From electro- + negative.

Kelime Ailesi

electronegatively
electronegativity

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Flor aşırı elektronegatiftir.
Fluoride its ultra-electronegative.
Klor oldukça elektronegatiftir.
Chloride's quite electronegative.
Şuradakilerden daha az elektronegatiftir.
It's less electronegative than these guys right here.
Bunlar en çok elektronegatif olan atomlardır.
And these are actually the three most electronegative atoms.
Yani bu asal gazlar oldukça elektronegatiftir.
So these guys are also very electronegative.
Bu sebeple en elektronegatif atomlar tam da burada bulunacaklardır.
So the most electronegative atoms are going to be right here.
Hidrojen çok sigara-elektronegatif olduğundan, sen elektronlar hogging.
Because hydrogen is very non-electronegative, so you're hogging its electrons.
Daha elektronegatiftir yani elektronları kendine biraz daha kuvvetli çeker.
It's more electronegative, which means it kind of hogs the electrons a little bit more.
Yani oksijen ve hidrojen arasındaki bu ilişkide oksijen daha elektronegatiftir.
So in this relationship between oxygen and hydrogen, oxygen is more electronegative.
Oksijen çok elektronegatif bir atom olduğu için elektronları kendisine çeker, elektron vermez.
Oxygen is a very electronegative atom.