Burada hava kurak mevsim.
It's the dry season here.
Şimdi kuru sezona gidiyoruz.
We're going to the dry season now.
Kuru mevsim yakında başlayacak.
The dry season will set in soon.
Bu uzun kurak mevsim boyunca geçirilen değişime bakalım.
And watch the change as it goes into this long dry season.
Kurak mevsim, soğuk ve ılık dönem olmak üzere ikiye ayrılır.
This dry season is subdivided into a cold period and a warm period.
Kurak mevsimde, her dört günde bir, dört saat suyumuz olurdu.
During the dry season, we had four hours of water every fourth day.
Kış ve ilkbaharda kurak, yaz ve sonbaharda yağışlı olmaktadır.
It has a dry season in the winter and spring and a rainy season in summer and fall.
Haizatas'ın tepesinde kuru mevsimde kuruyan altı göl bulunmaktadır.
At the top of Haizatas are six lakes, which dry out during dry season.
Nehir, kuru mevsimlerde genellikle yer altı kaynaklarından beslenir.
The river generally is fed by underground water in the dry season.
4 aylık bir yağıştan yeni çıkmış, şimdi 8 ay kurak mevsim başlayacak.
It has just come through four months of rain, and it's now going into eight months of dry season.
Ülke, her 3-4 yılda bir aşırı kuraklık sorunu ile karşı karşıya kalıyor.
It is hit by a very dry season every three or four years.
Kasabada kurak mevsim yoktur: Yıl boyunca olağanüstü miktarda yağış almaktadır.
The town has no dry season: It sees an extraordinary amount of rainfall throughout the year.