drier

/ˈdɹaɪə/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"drier" kelimesinin Türkçesi: daha kuru, kurutan kimse kurutucu şey, çabuk kuruması için boyaya katılan madde.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldaha kuru
Genelkurutan kimse kurutucu şey
Genelçabuk kuruması için boyaya katılan madde.

Tanım

•an appliance that removes moisture

Etimoloji

Americanized spelling of German Dreier or Dreyer.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
desiccant
dryer

Örnek Cümleler

- Efendim, kuru günlükler getir:
--Sirrah, fetch drier logs:
Saç kurutucunuzu ödünç alabilir miyim?
Can I borrow your hair drier?
Sıcak, kuru alanlar daha sıcak ve daha kuru olacak.
Hot, dry areas will become hotter and drier.
Saç kurutma makinesinin nasıl kullanılacağını bana açıkladı.
She explained to me how to use the hair drier.
Bu yaşlı adaların,havanın daha kuru ve sıcak olduğu kıyı bölgelerinde
Along the margins of these mature islands where it's drier and hotter
Bunlar da hiçbir zaman pek tutmadı: elektrikli ayakkabı ısıtıcısı ve kurutucusu.
These never really caught on either: the electric shoe warmer and drier.
MÖ 4000'e geldiğimizde, Sahra'nın iklimi çok hızlı bir şekilde kuraklaşmaya başladı.
Around 4000 BC, the Saharan climate started to become drier at an exceedingly fast pace.
Güneybatı Afrika'nın daha kuru bölgelerine özgü sürüngen, çok yıllık, etli bir asmadır.
It is a creeping, perennial, succulent vine native to the drier parts of southwest Africa.
Kızıl ibikli kız kuşu Vanellus indicus'dan daha kuru habitatlarda görülme eğilimindedir.
It tends to be seen in drier habitats than the red-wattled lapwing, Vanellus indicus.
Yağışlar ada içinde çok değişiktir ve bazı bölgeler diğerlerinden çok daha yağış alırlar.
Rainfall is unevenly distributed through the island with some areas being much drier than others.