drawing board

EN → TR

Tanım

•a smooth board on which paper is placed for making drawings

Diğer Dillerde

AlmancaReißbrett
İtalyancatavolo da disegno
Rusçaку́льман
Felemenkçetekentafel
Japonca画板
Korece화판
İsveççeritbord
Lehçedeska kreślarska
Macarcarajzasztal, rajztábla, tervezés, tervezőasztal
Dancategnebræt
Norveççetegnebord
Galiçyacamesa de debuxo

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
drafting board
drafting table

Örnek Cümleler

Tom resim tahtasına geri gitti.
Tom went back to the drawing board.
En başa geri dönmemiz gerekiyor.
We need to go back to the drawing board.
Bu proje sadece çizim tahtasında kalmadı.
Again, the idea got no further than the drawing board.
"Oops!" deyip."Birileri bir şey keşfetti!"
Somebody discovered something! No, we're always at the drawing board!
Yani bu bizim için çizim masasına geri dönmek demekti.
So, it was back to the drawing board for us.
Bilim insanları şimdi yazı tahtalarının başına dönmeli-
Scientists now have to go back to the drawing board - As though we're sitting up in our office,
Parlamento, tartışmalı emeklilik yasasında en başa döndü.
Parliament sends a controversial pension law back to the drawing board.
Yeni bir ticaret bölgesi için planlar henüz çalışma aşamasında.
Plans for a new trade zone are still on the drawing board.
Çizim tahtasının başına gittiler ve yenilendiler farklı bir planla geldiler:
And they went back to the drawing board, and they retooled, and they came up with another plan:
Hayır,biz hep yazı tahtasının başındayız. Eğer değilseniz,siz keşif yapamazsınız!
If you're not at the drawing board, you're not making discoveries!