Tanım
•A dissociative drug
•Removing or separating from some association
•Causing dissociation
•Related to or caused by dissociation or dissociative disorders
Örnek Cümleler
Dissosiyatif bozukluklar
Dissociative disorders
Ketamin ve fensiklidin (PCP) dahil dissosiyatif madde kullanımına bağlı bozukluklar
Disorders due to use of dissociative drugs including ketamine and phencyclidine (PCP)
Onundissosiyatif kimlik bozukluğu olduğu ortaya çıkar ve delilik iddiasıyla idam edilmez.
He is revealed to have a dissociative identity disorder, and is not executed on plea of insanity.
Sharps dissosiyatif yatkınlık ve bütünleşik işlem arasında bir ilişki olduğunu öne sürmektedir.
Sharps suggests a relationship between dissociative tendencies and gestalt processing.
İlgili / Bileşik Terimler