Ana içeriğe geç
Sözlük
/
discriminating

discriminating

/dɪsˈkɹɪmɪneɪtɪŋ(ɡ)/5 hece
C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"discriminating" kelimesinin Türkçesi: ayıran, tefrikeden, fark eden, zevk sahibi olan, anlayarak takdir eden. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelayıran
Geneltefrikeden
Genelfark eden
Genelzevk sahibi olan
Genelanlayarak takdir eden
Genelgörüş sahibi olan.

Görsel

Gün Batımında Ovaları İkiye Ayıran Kıvrımlı Nehir ve Uzaktaki Uçurumlar

Tanım

having or demonstrating ability to recognize or draw fine distinctions

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Ayrıca hava durumu ayırt edici bir faktör olabilir.
Also weather may be a discriminating factor.
Birileri kasti olarak bize karşı ayrımcılık yapıyor.
Someone is intentionally discriminating against us.
O, havarilerine şöyle dediği için, onun ayrımcı olduğunu iddia ettiler:
They said he was discriminating because he told his disciples
Homo cinsinin fosil türlerini Homo sapiens'inkilerden ayıran kriterlerden yoksundu.
It lacked the criteria discriminating fossil species of the genus Homo with those of Homo sapiens.
Söz konusu değişiklikte Sofya, sözde Makedon azınlığa karşı ayrımcılıkla eleştiriliyor.
The amendment criticises Sofia for discriminating against an alleged Macedonian minority.
O halde, iyice araştırın, anlayın dinleyin. Çünkü Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
So be discriminating; surely God is aware of the things you do.
Daha yaşlı olan yetişkinler, konuşma akışlarını ayırt etmede daha uzun gecikme sürelerine sahiptir.
Older adults have longer latency periods in discriminating between conversation streams.
O halde iyice anlayın (dinleyin, peşin hüküm vermeyin). Çünkü Allah yaptıklarınızı haber almaktadır.
So be discriminating; surely God is aware of the things you do.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod