Tanım
•the customary or habitual hour for the evening meal
Etimoloji
From dinner + time.
Örnek Cümleler
Henüz yemek vakti değil.
It's not dinnertime yet.
Neredeyse akşam yemeği vakti.
It's almost dinnertime.
Babam yemek zamanı sırasında tek söz söylemedi.
My father didn't say a word during dinnertime.
Bu tür yemekler arasında kahvaltılardan akşam yemeği tatlılarına kadar yer alır.
Such dishes include, from breakfasts to dinnertime desserts: