dealings
/ˈdiːlɪŋ(ɡ)z/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"dealings" kelimesinin Türkçesi: iş, alışveriş, muamele, alaka.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneliş
Genelalışveriş
Genelmuamele
Genelalaka.
Tanım
•the act of transacting within or between groups (as carrying on commercial activities)
Diğer Dillerde
Portekizcenegócios, relações, trato
Finceliiketoimet, olla tekemisissä
Gürcüceგარიგებები, საქმიანი გარიგება, საქმიანი ურთიერთობები, ურთიერთობები
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Bir dolandırıcı ile ilişkin vardı.
You had dealings with a crook.
'Yahudilerin Samiriyelilerle işi olmaz.'"
'The Jews have no dealings with the Samaritans.'"
İş ilişkilerim hakkında günlük kayıt tutarım.
I keep a daily record of my business dealings.
Diğerleriyle samimiyet içinde bir araya gelmek.
Honesty in dealings with others.
Tom'un Mary ile hiç herhangi bir ilişkisi oldu mu?
Did Tom ever have any dealings with Mary?
Bu şirketin yurt dışında birçok iş anlaşmaları vardır.
This company has many business dealings abroad.
Afyon ticaretini kısmen yöneten Lin Guisheng ile 1900'de evlendi.
He married Lin Guisheng in 1900, who partly managed his opium dealings.
Bağış, Papandreu'nun Türk hükümetiyle daha önceki ilişkilerine de dikkat çekti.
Bagis noted Papandreou's previous dealings with the Turkish government.
Pek çok kişi, Sırbistan'ın Kosova ile ilişkilerine barışçı bir yaklaşım arzuluyor.
Many seek a peaceful approach to Serbia's dealings with Kosovo.
Kehoe, okul yönetiminde ve kişisel ilişkilerde yaşadığı zorluklarla ün kazanmıştı.
Kehoe had a reputation for difficulty on the school board and in personal dealings.
Konstantinopolis'e, Gubaz'ı Sasanilerle ilişki kurmakla suçlayan bir mesaj gönderdiler.
They sent a message to Constantinople accusing Gubazes of dealings with the Persians.
Şeytan ile girilen cinsel ilişkilere ilişkin korkunç bilgiler de itiraflar arasında yer aldı.
Lurid information concerning carnal dealings with the Devil were also provided.