controlling

3 hece
B2 seviye
EN → TR

Tanım

•able to control or determine policy

Diğer Dillerde

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
dominant
bossy and manipulative

Örnek Cümleler

İnterneti Kontrol Etmek
Controlling Internet
Tom çok kontrol ediyor.
Tom is very controlling.
Bu kurumu kontrol ediyor.
They're controlling entities that control that entity.
Sami çok kontrol ediyordu.
Sami was very controlling.
Öfkeni nasıl kontrol ediyorsun?
How are you at controlling your temper?
Kontrolcü, takıntılı bir kadın.
She is a harsh and controlling woman.
Kimse ne yaptığını kontrol etmez.
Nobody is controlling what you do.
Polis kalabalığı kontrol ediyordu.
The police were controlling the crowd.
Volantor-helikopter gibi, belkide.
The FAA, the controlling body above all, calls it a "powered lift aircraft."
Bosna-Hersek hava sahasının kontrolü
Controlling the skies over Bosnia and Herzegovina
Öfkemi kontrol etmekte zorlanıyorum.
I have trouble controlling my anger.
Sami çok sahiplenici ve kontrolcüydü.
Sami was very possessive and controlling.