Ödül miktarı vakıf tarafından belirlenir.
The allowance must be charged on the Consolidated Fund.
Sih iktidarını kabile illerinde pekiştirdi.
He consolidated Sikh hold in tribal provinces.
Bu eylem Saddam'ın DKK'deki gücünü pekiştirdi.
This action consolidated his power in the RCC.
1996'da bunlar altı bölge (Zoba) altında toplandı.
In 1996, these were consolidated into six regions (zobas).
Sokağa çıkma yasağı ilan edildi, okullar kapatıldı.
School districts were consolidated and schools closed.
2010'da birleşmeyle beraber Technolab ortaya çıktı.
In 2010 it was consolidated and Techolab was created.
Şehir, 1 Ocak 2013 tarihinde Kuopio ile birleşmiştir.
It was consolidated with the city of Kuopio on 1 January 2011.
Bu iki banka birleşerek Bank of America adını aldılar.
The two banks have been consolidated under the name of Western Bank.
Bu bölge daha sonra Yakut Geçidi olarak isimlendirildi.
This area was later consolidated back to the golf course.
Yeni bir krallık kurdu ve Srivijaya ile barış ilan etti.
He consolidated his authority, established a new kingdom and made peace with Srivijaya.
Bath Birleşmiş Okulu'nda dersler saat 8: 30'da başlardı.
Classes at Bath Consolidated School began at 8:30 a.m.
Sonuç, daha güçlü ve birleşmiş bir imparatorluk olmuştur.
The result was a stronger, more consolidated empire.