chattering

3 hece
B1 seviye
EN → TR

Tanım

•the high-pitched continuing noise made by animals (birds or monkeys)

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

[çocuk sesleri]
[children chattering] Masood:
Gevezeliği bırak.
Quit chattering.
İki geveze ev hanımı
Two chattering housewives
Lütfen gevezeliği kesin!
Please stop chattering!
Gevezelik edeceğine çevir!
Translate instead of chattering!
Tom gevezeliği durduramıyor.
Tom can't stop chattering.
Dişlerim soğuk nedeniyle gıcırdıyor.
My teeth are chattering because of the cold.
Ve izlediğim kanaldaki gevezelere baktım.
And I looked down at the chattering heads on my channel of choice.
Gevezelik etmeyi bırakın ve işinizi bitirin.
Stop chattering and finish your work.
Tom o kadar üşümüştü ki dişleri gıcırdıyordu.
Tom was so cold his teeth were chattering.
Siz böyle aranızda konuşursanız, ders işlemeye devam edemem.
I cannot continue my class with you chattering to one another.
Bilge kişi buyrukları kabul eder, Çenesi düşük ahmaksa yıkıma uğrar.
The wise in heart accept commandments, but a chattering fool will fall.