Erişim tarihi: 18 December 2011.
Charmed Life: Shaynee Rainbolt Sings Russell Garcia (Media notes). Liner Notes.
Sen şanslı bir yaşam sürdün, Tom.
You've lived a charmed life, Tom.
Charmed, Norveçli kız müzik grubu.
Charmed was a Norwegian girl band.
Bizi büyüleyen onun macera hikayesiydi.
It was his story of adventure that charmed us all.
Sami, Kahire'de büyülü bir hayat yaşadı.
Sami lived a charmed life in Cairo.
Partideki herkes onun zarafetiyle büyülendi.
Everybody at the party was charmed by her grace.
Dansçının zarif eylemi seyirciyi hayran bıraktı
The dancer's graceful action charmed the audience.
Onların hepsi onun şarkısı tarafından büyülendi.
They were all charmed by her song.
Partide herkes onu zerafeti tarafından cezbedildi.
Everybody at the party was charmed by her elegance.
Sanki müzik tarafından büyülenmiş gibi oturuyorlar.
They are sitting as if charmed by the music.
Onlar sanki müzikten büyülenmiş gibi sessiz oturdular.
They sat still as if they were charmed by the music.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.
I was not only charmed, I was very moved.