Seramik ile uğraştım. 🔊
I took art and ceramics. 🔊
Seramikleri çok severim. 🔊
I love ceramics and all of that. 🔊
Hamamlık da bu odanın içindeydi. 🔊
There were also ceramics found in this room. 🔊
Bal, ceviz ve meyveleri ile ünlüdür. 🔊
It is famous for its ceramics and fruits. 🔊
Arkeolojik buluntuların çoğu seramikti. 🔊
Most of the archaeological finds were ceramics. 🔊
Pervin Özdemir, Türk seramik sanatçısı. 🔊
Pervin Özdemir is a Turkish ceramics artist. 🔊
Oda bana "Seramik--ve sen kimsin?" diye sordu. 🔊
And he said, "Ceramics. And who are you?" 🔊
Amazon Seramikleri seramik tüyler tüyler Aksesuarlar 🔊
Amazonian Ceramics Ceramics Plumes Plumes Accessories 🔊
Bizim yüksek teknoloji seramiğimizin iki katı sertlikte. 🔊
It's twice as tough as our high-tech ceramics. 🔊
Seramik, arkeolojide artefaktlar olarak da düşünülebilir. 🔊
Ceramics may also be considered artefacts in archaeology. 🔊
Hepsinde kömür, kül, seramik gibi ocakların izleri vardı. 🔊
All of them had traces of fireplaces such as charcoal, ash, ceramics. 🔊
Elmas ve grafit formundaki karbon seramik olarak ele alınır. 🔊
Diamond and carbon in its graphite form are considered to be ceramics. 🔊