"carbonate" kelimesinin Türkçesi: kömürleştirmek, karbonat, (kim) karbonat, karbon asit tuzu veya esteri, kömür haline koymak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkömürleştirmek
Genelkarbonat
Genel(kim) karbonat
Genelkarbon asit tuzu veya esteri
Genelkömür haline koymak
Genelkarbonata çevirmek.
Tanım
•a salt or ester of carbonic acid (containing the anion CO3)
Etymology tree Proto-Indo-European *kerh₃-der.? Latin carbōlbor. French carbonebor. English carbon Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-tós Proto-Indo-European *-eh₂tos Proto-Italic *-ātos Latin -ātuslbor. English -ate English carbonate From carbon + -ate (verb-forming suffix).
Örnek Cümleler
Gazlı içecekler içmem.
I don't drink carbonated drinks.
Kalamin – çinko karbonat .
Calamine – zinc carbonate.
Karbonatlı suyu sever misin?
Do you like carbonated water?
Gazlı içecekleri içmeyi bıraktım.
I've quit drinking carbonated drinks.
Onlar da "kalsiyum karbonat" dedi.
And they said, calcium carbonate.
Bir keresinde bir gazlı çay gördüm.
I saw a carbonated tea once.
Ben gazlı içecekleri içmeyi durdurdum.
I have stopped drinking carbonated drinks.
Karbonat, bakırın ayrışmasıyla oluşur.
The carbonate is formed by weathering copper.
Amonyum karbonat, organik bir bileşiktir.
Ammonium carbonate is an organic compound.
Karbonat organizmaları için sonuçları var.
There's consequences for carbonate organisms.
Natron / Soda Külü / Soda – sodyum karbonat .
Natron/Soda Ash/Soda – sodium carbonate.
Tom bana gazlı içecekleri sevmediğini söyledi.
Tom told me that he doesn't like carbonated drinks.