Yılda 6-8 döl verirler.
Six to eight calves are slaughtered every year.
Tom buzağıları hadım etti.
Tom castrated the calves.
Romalıların buzağıları güzel.
The calves of the Romans are beautiful.
Anne ve yavrulara göz atalım.
Well let's look at mothers and calves.
İnekler her sabah buzağılarına süt verir.
Cows give their calves milk every morning.
Hey senin başın, belin, bacağın, baldırın
Hey there Your head, waist, legs, calves
Bazı iyi ineklerin kötü buzağıları vardır.
Some good cows have bad calves.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.
For example, they babysit each other's calves.
Buzağılar ve taylar onun için çocuklar gibiydi.
The calves and the colts were like children to him.
Bu buzağılar dana eti çiftliklerine gönderilir.
These calves are sent to veal farms.
Şimdi çiftliklerinde düve, dana ve boğa yetiştiriyorlar.
Now they raise heifers, calves and bulls.
Ve çıkıp ahırdan salınmış buzağılar gibi sıçrayacaksınız.
You shall go out leaping like calves from the stall.