Tanım
•a particular instance of buying or selling
Örnek Cümleler
İş ilişkilerim hakkında günlük kayıt tutarım.
I keep a daily record of my business dealings.
Bu şirketin yurt dışında birçok iş anlaşmaları vardır.
This company has many business dealings abroad.
Ticaret işlerinin altından kalkabilmesini kimse beklemiyor.
He's not trusted to arrange business deals.
İş anlaşmaları çoğunlukla yolsuzluk pratiklerine katılımla yer alır.
Business deals often involve corruption.