Parasını kuma gömüyor.
She's burying her money in the sand.
I'm burying my mother here.
I'm burying my mother here.
Neden kafasını kuma gömüyor?
Why is it burying its head in the sand?
Bu kitapları neden saklıyorsun?
Why are you burying these books?
Köpek, kemiğini bahçeye gömmekle meşguldü.
The dog was busy burying his bone in the garden.
Güney İran, 8 metreye ulaşan ve en az 4,000 kişiyi gömen kar aldı.
Southern Iran received as much as 8 metres (26 ft) of snow, burying at least 4,000 individuals.
Bir kilisenin piskopos ve cemaati içindeyken yıkıldığı söylenmektedir.
A church is said to have fallen, burying the bishop and his congregation.
İsrail halkı ülkeyi arındırmak için onları gömecek. Bu yedi ay sürecek.
Seven months shall the house of Israel be burying them, that they may cleanse the land.
Ona verdi gömülmesi, yani onu rahim Ve dalgıçlar türlü onu rahim çocuklardan
What is her burying gave, that is her womb: And from her womb children of divers kind
Sawyer ve Miles da Juliet'i gömdükten hemen sonra yakalanarak tapınağa getirilmiştir.
Sawyer and Miles are brought into the temple, having been captured after burying Juliet.
1882 yılında New York şehrinin sokaklarının altına Edison DC güç hatları gömen işçiler.
Workmen burying Edison DC power lines under the streets in New York City in 1882.
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.
So right now, they're just-- whatever. They're burying it in their backyards.