Ana içeriğe geç
Sözlük
/
burdened

burdened

2 hece
C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir

Tanım

bearing a physically heavy weight or load

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

"Devlet hastanesi boşaltıldı".
"Government General Hospital overburdened".
Ağır vergi yükü altındaydılar.
They were burdened with heavy taxes.
Bana bir şey açıklamana gerek yok.
You don't have to feel burdened because of me.
Kimse kimsenin günahını yüklenmez.
No burdened soul can carry the burden of another.
Kur'an'ı zahmet çekmen için indirmedik.
We have not sent down the Qur'an to you that you should be burdened,
Günahkar kimse diğerinin günahını çekmez.
No burdened soul can carry the burden of another.
Hiçbir günahkar, diğerinin günahını çekmez.
No burdened soul shall bear another's burthen.
Bazen çok büyük levhalar halinde çıkabilir.
Sometimes we feel highly burdened.
Hiçbir günahkar başkasının günahını çekmez.
No burdened soul can carry the burden of another.
Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez.
No burdened soul can carry the burden of another.
Biz bu Kuran'ı sıkıntı çekesin diye göndermedik.
We have not sent down the Qur'an to you that you should be burdened,
Kasım 1931'de borç yükü altında Amerika'ya gitti.
He went to America, burdened by debt, in November 1931.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod