break even

EN → TR
"break even" kelimesinin Türkçesi: başabaş noktası. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbaşabaş noktası

Tanım

•attain a level at which there is neither gain nor loss, as in business, gambling, or a competitive sport

Diğer Dillerde

Almancaden Ist-Zustand bewahren, mit plus/minus null rauskommen
Fransızcane pas changer d'un iota, rentrer dans ses frais
İspanyolcacubrir gastos, no tener pérdidas
İsveççegå jämnt ut
Fincebreikata, olla omillaan, päästä omilleen, pysyä ennallaan, pysyä paikallaan

Kelime Ailesi

break-even
break-even point
break-even time

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Ne kar ne zarar eder.
Well it doesn't break even.
Bu benim başabaş eğrim.
So this is my break-even curve.
Zarar etmemeleri için kaç tane
How much in order to break even for each a glass of lemonade?
Eren para kazanmıyor, başabaşta.
Imran is essentially at break-even. He's making no money.
Anca kafa kafaya denk geliyoruz.
We barely break even.
Başabaş noktasını güç bela yakalıyordum.
I was kind of break-even.
Zarar noktaları 25 dolar tam buralarda. .
Their break even is $25 right around there. Let me draw the line a little bit better than that.
Bu eğri aslında şurada sıfırdan geçiyor,değil mi?
So this is actually my break-even right here.
Zarar etmemeleri için, 25 dolar kazanmaları lazım.
In order to break even, they must make $25.
Zarar etmemek için kaç bardak limonata satmaları lazım?
How many glasses of lemonade must they sell to break even?
Demek ki cevabımız 56 olacak. yarım bardak satmadıklarını varsayarsak.
Because you can't sell half a glass, I'm assuming. So they need to sell 56 glasses to break even.
Bu sefer işi tersten başlayarak ele alacağız ve başabaş analizi yapacağız.
let's kind of do it backwards. So we're going to do a break-even analysis.