bodied

2 hece
EN → TR
"bodied" kelimesinin Türkçesi: vucütlü, bedenli, cüsseli. able-bodied güçlü kuvvetli.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelvucütlü
Genelbedenli
Genelcüsseli. able-bodied güçlü kuvvetli.

Görsel

Güçlü vücutlu erkek yogada – hareketli anBiyonik Vücutlu Surikat: Teknoloji ve Doğanın Büyüleyici Gelecek UyumuSarımsı Vücutlu Su Böceği Larvasının Hipnotize Edici Makro ÇekimiSaksı Vücutlu Sevimli 3D Bebek Karakteri: Yaratıcı Animasyon Tasarımı

Tanım

•possessing or existing in bodily form

Etimoloji

Etymology tree Proto-Indo-European *bʰewdʰ- Proto-West Germanic *bodag Old English bodiġ Middle English bodi English body English -ed English bodied From body + -ed.

Kelime Ailesi

able-bodied
close-bodied
full-bodied
many-bodied
multibodied
scarlet-bodied wasp moth
slender-bodied
unbodied
wide-bodied

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
embodied
corporal

Örnek Cümleler

Damağı kaplayan kalın gövdeli şaraplardır.
They are thick-bodied wines that coat the palate.
O askerliğe uygun, bu yüzden o orduya katılacak.
He's able-bodied, so he's gonna join the army.
Her zaman diğer engelsiz atletlere karşı yarıştım.
I'd always competed against other able-bodied athletes.
Tam gövde saplama dişin ana çapına eşit bir sapa sahiptir.
Full-bodied studs have a shank equal to the major diameter of the thread.
Gamay esaslı şaraplar genellikle hafif gövdeli ve meyvelidir.
Gamay-based wines are typically light bodied and fruity.
Hardings, 1956'da Consort adlı tam gövdeli bir model tanıttı.
Hardings introduced a full bodied model in 1956 called the Consort.
Oldukça uzun gövdeliydiler ve yaklaşık 180 cm uzunluğundaydılar. [1]
They were rather long-bodied, and measured about 6 feet (180 cm) long.[5]
Syrah'dan yapılan şaraplar genellikle güçlü aromalı ve tam gövdelidir.
Wines made from Syrah are often powerfully flavoured and full-bodied.
İnce yapılı vücutlarıyla, Bonobolar, doğaları gereği nazik yaratıklardır.
Slim-bodied, Bonobos are by nature very gentle creatures.
Tam gövdeli saplamada dişlerdeki gerilmeler şaftta olduğundan daha çoktur.[1]
In a full-bodied stud the stresses are greater in the threads than in the shank.[3]
Adı "kadim gövdeli" olarak tercüme edilen Eagentci, Dünya-Anne veya İlk Anne'dir.
Eagentci, whose name translates as "ancient-bodied one", is the Earth-mother, or First Mother.
4. madde, mübadelenin Türkiye'de bulunan sağlıklı Rum erkeklerle başlamasını öngördü.
Article 4 stipulated the exchange shall start with able-bodied Greek men located in Turkey.