bloody nose

EN → TR

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom'un kanlı bir burnu vardı ve kanı gömleğine sürdü.
Tom had a bloody nose and got blood on his shirt.
Dan'in, otomobilin içinde kanlı bir burnu vardı.
Dan had a bloody nose inside the car.
Tom'un kanayan bir burnu var.
Tom has a bloody nose.
Arena, kanlı gösterilerin sergilendiği alanlardır.
There have been matches where bloody noses count.
Yalnız yemekten nefret ediyorum!
-Ha Ni get up! She's got a bloody nose! It's a bloody nose!
Şu kanayan burnunu sil.
Wipe your bloody nose.