blasting
2 hece
C1 seviye
EN → TR
Tanım
•unpleasantly loud and penetrating
Etimoloji
From Middle English blastynge, equivalent to blast + -ing (present participle ending).
Kelime Ailesi
abrasive blasting
blasting cap
blastingly
microblasting
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Kayaları patlatan işçiler gördük.
We saw laborers blasting rocks.
Bir roket ateşleniyor ve ardından--
A rocket blasting off and then --
Bir geçit açabilmek tam 1,5 aylık saldırı gerektirdi.
It took a month and a half of continuous blasting to finally open a breach.
Araştırılan bir tane hidrotermal üfleme olarak adlandırılır.
One being investigated is termed hydrothermal blasting.
Modern zamanlarda, Lagvat'ta kum püskürtme sanatı ortaya çıkmıştır.
In modern times, sand blasting art has emerged in Laghouat.
Ad halkında da (bir ders vardır). Üzerlerine korkunç bir rüzgar gönderdik.
In 'Ad (also is a sign), when We sent a blasting wind against them,
Ad kavminde de (ibretler vardır). Onlara kasıp kavuran rüzgarı göndermiştik.
In 'Ad (also is a sign), when We sent a blasting wind against them,
Patlama özellikleri gösterir, bundan dolayı bazen ana patlatıcı olarak kullanılır.
The substance exhibits blasting properties, therefore it is sometimes used as a primary explosive.
Patlama özellikleri gösterir, bundan dolayı bazen ana patlatıcı olarak kullanılır.
The substance exhibits blasting properties, therefore it is sometimes use as a primary explosive.
Âd kavminde de bir ibret var. Onlar üzerine, her şeyi yerinden söken rüzgârı göndermiştik.
In 'Ad (also is a sign), when We sent a blasting wind against them,
Yeni Sony Walkman'de The Police'i özgürce bangır bangır dinleyerek dağlara çıkmak mümkündü.
So you could drive up into the mountains freely blasting The Police on the new Sony Walkman.
Ad(kavmin)de de (ibret alınacak şeyler vardır). Onlara, köklerini kesen bir rüzgar gönderdik.
In 'Ad (also is a sign), when We sent a blasting wind against them,