Etymology tree Proto-Indo-European *gʷeyh₃-der. Ancient Greek βῐ́ος (bĭ́os) Ancient Greek βῐο- (bĭo-)der. English bio- Proto-Indo-European *ǵʰeh₂-der. Ancient Greek χαῦνος (khaûnos) Ancient Greek χάος (kháos)der. Dutch gasbor. English gas English biogas From bio- + gas.
Örnek Cümleler
Biogaz da kullanılmaktadır.
Biogas is also used.
Bugün biyogaz çıkarma hakkında bir hikaye duyduk.
Today we heard a story about biogas extraction.
[Rüzgâr; Elektrik ve Güneş enerjisi, Arabalar; Biyogaz]
[Wind; Electric & Solar Cars; Biogas]
Yunanistan ilk biyogaz fabrikasını 4 Ekim'de Kabala'da hizmete soktu.
Greece opened its first biogas plant in Kavala on October 4th.
Yani bazı madenlerde kömürden biyogaz üretiyorsunuz, ama bazılarında değil.
So you're producing a biogas out of coal in some mines, but not in others.
Biyokütleler de, petrol ve kömür gibi, güneş enerjisinin depolanmış halidirler.
Indian kitchens are also supported by biogas and solar energy as fuel.
Surya, gazı bittiğinde, biyogaz odasından atıkları alıp ekinlerinin üzerine döküyor.
Surya takes the waste out of the biogas chamber when it's shed the gas, he puts it on his crops.
Şu an büyük olasılıkla ailesi için biyogazla, dumansız yakıtla, öğlen yemeği pişiriyor.
She's probably right now cooking lunch for her family on biogas, smokeless fuel.