biofuel
/ˈbaɪ.əʊˌfjʊ(.ə)l/
EN → TR
"biofuel" kelimesinin Türkçesi: biyoyakıt. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelbiyoyakıt
Tanım
•Any fuel that is obtained from a renewable biological resource, especially from biomass
Diğer Dillerde
AlmancaBiokraftstoff, Biosprit
İspanyolcabiocarburante, biocombustible
Rusçaбиото́пливо
Kazakçaбиоотын
Portekizcebiocombustível
Yunancaβιοκαύσιμο
İsveççebiobränsle
Lehçebiopaliwo
Fincebiopolttoaine
Çekçebiopalivo
Rumencebiocombustibil
Dancabiobrændsel
Norveççebiodrivstoff
Estoncabiokütus
Galcebiodanwydd
İrlandacabithbhreosla
Moğolcaбиотүлш
Makedoncaбиогориво
Etimoloji
Etymology tree Proto-Indo-European *gʷeyh₃-der. Ancient Greek βῐ́ος (bĭ́os) Ancient Greek βῐο- (bĭo-)der. English bio- English fuel English biofuel From bio- + fuel.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Biyoyakıt kullanırız.
We'll use biofuels.
A320 biyoyakıt dolumu
Refueling an A320 with biofuel
"Hayvan Gübresinden Biyogaz Üretimi".
"Microalgae as a raw material for biofuels production".
Balkanlarda biyoyakıt üretimi gündemde
Balkan biofuel could be on the horizon
Bu, Avrupa biyoyakıtları için doğrudur.
That's true of European biofuels.
Daha iyi biyo-yakıtlar çok büyük bir olay.
Better biofuels are a really big deal.
[Biyoyakıtlar; Fotosentetik Alg; Gübreleme]
[Biofuels; Photosynthetic Algae; Compost]
Dalga, jeotermal füzyon ve biyoyakıtları katmadım.
I've left out tide, geothermal, fusion, biofuels.
Biyoyakıt hücrelerine benzer şeyler yapabilirsiniz.
You can make some sort of a biofuel cell.
Daha icat edilmeyen bioyakıtlar hakkında konuşuruz.
We talk about biofuels that haven't been invented yet.
AB ülkelerine biyoyakıt kullanımını artırma çağrısı
EU countries urged to boost use of biofuels
Aynı zamanda bio-yakıt türlerinden de elde edilebilir.
And it can come from biofuels.