Ana içeriğe geç
Sözlük
/
big tree

big tree

EN → TR

Tanım

•extremely lofty evergreen of southern end of western foothills of Sierra Nevada in California; largest living organism

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Büyük ağaca yıldırım düştü.
The big tree was struck by lightning.
Büyük bir ağaç fırtınada düştü.
A big tree fell in the storm.
Fırtınada büyük bir ağaç devrildi.
A big tree has fallen in the storm.
Büyük bir ağacın arkasına sığındık.
We took refuge behind a big tree.
O büyük ağacın gölgesinde oturdular.
They sat in the shade of that big tree.
Evimin etrafında büyük ağaçlar vardı.
There used to be big trees around my house.
Göletin etrafında büyük ağaçlar vardı.
There used to be big trees around the pond.
Bir balta ile büyük ağacı kesip devirdi.
He cut down the big tree with an ax.
Alandaki büyük bir ağacı yıldırım çarptı.
A big tree in the field was struck by lightning.
Çocuk büyük bir ağacın arkasına saklandı.
The child hid behind a big tree.
Havuzun etrafında bazı büyük ağaçlar vardı.
There used to be some big trees around the pond.
Çocuk büyük bir ağacın arkasında saklanıyordu.
The child was hiding behind a big tree.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod