bends

/bɛndz/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"bends" kelimesinin Türkçesi: (k.dili) "the" ile dalglçlann su yüzüne fazla süratle çıkmalanndan ileri gelen tehlikeli bir hastalık., the bends. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genel(k.dili) "the" ile dalglçlann su yüzüne fazla süratle çıkmalanndan ileri gelen tehlikeli bir hastalık.
Genelthe bends

Tanım

•pain resulting from rapid change in pressure

Örnek Cümleler

Kar ağaçları büker.
The snow bends the trees.
Kurşun kolayca bükülür.
Lead bends easily.
Hükümet gerçeği çarpıtır.
The government bends the truth.
Yol bu noktada sağa doğru keskin virajlı.
The road bends sharply to the right at this point.
Sonra yumuşuyor, bükül diyorum ve bükülüyor.
And then it gets soft, so I see to it bend, bend and it bends.
Meyvelerle dolu dal kaçınılmaz olarak eğilir.
The branch loaded with fruit inevitably bends.
Tom Mary'yi memnun etmek için geriye doğru eğilir.
Tom bends over backwards to please Mary.
Tom Mary'yi mutlu etmek için elinden geleni yapıyor.
Tom bends over backwards to make Mary happy.
Ahlaki evrenin yayı uzun, ancak adalete doğru eğilir.
The arc of the moral universe is long, but it bends toward justice.
3 kilometrelik Chitral yolunda, 43 keskin viraj bulunuyor.
The road to Chitral has to climb a 10,000-foot pass and then down 43 hairpin bends.
Üst ağzın önü, gaga olabilecek şekilde aşağı doğru eğilir.
The front of the upper mouth bends down in what may be a beak.
Yüzeye çok hızlı çıkan dalgıçların vurgun yeme riski vardır.
Divers who surface too quickly run the risk of contracting the bends.