Tanım
•characterized by certainty or security
Örnek Cümleler
Belirli hız yok
No assured speed
[7,137; 26,59-60]
Your Lord will assuredly settle their differences on the Day of Resurrection.
İndirme Hızı Sınırı
Assured Download Speed
Biz devamlı olarak,
We need to be continually reassured that
Tom kendinden emin.
Tom is self-assured.
Rahatlamış sayılmam.
I'm not reassured.
Gönderme Hızı Sınırı
Assured Upload Speed
Karşılıklı Kesin Yıkım
Mutual Assured Destruction (MAD)
Ben çok güvende değilim.
I'm not very reassured.
Doğrusu, bu bir hatırlatmadır.
Assuredly this is a reminder
Galip taraf Kumanlar olmuştur.
The victory seemed surely assured.
Tom kendini güvencede hissetti.
Tom felt reassured.