arched

/ɑːtʃt/1 hece
EN → TR

Tanım

•forming or resembling an arch

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Kedi sırtını kabarttı.
The cat arched its back.
Tom tek kaşını kaldırdı.
Tom arched one eyebrow.
Pencereler yuvarlak kemerli penceredir.
The windows are round-arched window.
HVALT kemerli ve tonozlu "Webster 'S SÖZLÜK
HVALT is arched or vaulted." --WEBSTER'S DlCTlONARY
Sırtınızı eğik tutun ve dizlerinizi esnetin
Keep your back arched as you begin the movement by flexing your knees.
Gotik ve barok mimarinin izleri bulunmaktadır.
The nave and choir are also lit through round-arched windows.
Köy, Orta Çağdan kalmış kemerli köprüsü ile bilinir.
The village is known for it medieval arched bridge.
Sporcuların sırtı çubuğun üzerinde bir kemer gibi olur. -
Their backs are arched over the bar. Not a good picture.
Diyafram büzüşmeyi bırakınca, kemer görüntüsüne geri döner.
And then when we stop contracting the diaphragm, it goes back to this arched position.
Başlangıç pozisyonu almak için Başlangıç pozisyonu almak için
Your back should be slightly arched and your chest should be sticking out.
Bina yığma yapı olduğu için kemerli pencere tipi kullanılmıştır.
Since the building is masonary work window oppenings are arched.
Güzel bir dış cepheye sahip 4 sütunlu kemerli büyük bir binaydı.
It was a 4-columned arched big building with beautiful exterior.