"aground" kelimesinin Türkçesi: karaya oturmuş. go aground karaya oturmak.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkaraya oturmuş. go aground karaya oturmak.
Tanım
•stuck in a place where a ship can no longer float
•with the bottom lodged on the ground
Etimoloji
From Middle English agrounde, on grounde (“on ground”), equivalent to a- + ground.
Örnek Cümleler
Gemi karaya oturdu.
The ship ran aground.
Biz karaya oturduk.
We've run aground.
Grup filikalarla tropik bir adaya gelir.
The ship runs aground on a tropical island.
Gemi bir kum yığını üzerinde karaya oturdu.
The ship ran aground on a sandbar.
Teknem bir kum yığını üstünde karaya oturdu.
My boat ran aground on a sandbar.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››
But we must run aground on a certain island."
Z32 karaya oturdu ve ZH1 torpido edildi ve battı.
Z32 ran aground and was wrecked while ZH1 was torpedoed and sunk.
Çok taraflı ticaret müzakereleri ithalat kotaları üzerinde şapa oturdu.
Multilateral trade negotiations ran aground over import quotas.
Toplar 1829'da Oranje Pond civarında karaya vuran bir İngiliz gemisinden alınmıştır.
They are from a British ship that ran aground in 1829 near Oranje Pond.
18 Eylül - Kuzey Kore'ye ait Sang-O sınıfı denizaltı Güney Kore sahilinde karaya oturdu.
September 18 – A North Korean Sang-O class submarine runs aground in South Korea.